İslam

Yazılı Hutbeler, Vaazlar

Gönderen:
cenap

Gönderilme Tarihi:


Yazar:
Mehmet Ertuğrul Düzdağ

Kaynak:
Üstad Ali Ulvi Kurucu Hatıralar-1

Sayfa No:
276

Yorum:
Yeni Yorum Ekle | Devamını oku...

Sizin değerlendirmeniz: Hiç Ortalama: 4 (1 değerlendirme)


"Paylaş"
K onya'da bulunduğum 1930-1939 yılları zarfında, amcam merhum, Pirî Paşa Camii'nde vaaz ederdi. Fakat o zaman bütün hocalar, vaazlarda ne söyleyeceklerini, önceden yazılı olarak müftülüğe vermek zorunda idiler... Amcam bunları halazadesi Eyvaz-zade Mustafa Efendi'ye yazdırırdı.

Amcam, Mustafa Efendi'ye vaaz mevzularının ana hatlarını söylerken, üzülür, hiddetlenir, hüzünlenir, şöyle konuşurdu:
"Mustafa Efendi, hakimiyet kayıtsız şartsız Türk milletinin mi? Hayır öyle değil! Aslında, esaret kayıtsız şartsız Türk milletine has ve aittir. Hâlin en açık ve en gerçek ifadesi budur. Hâkimiyet değil, mahkûmiyet, mağlûbiyet ve esaret, kayıtsız şartsız Türk milletine ait ve hastır. Başka milletlerin başına böyle bir çember geçirilemez, patlar... Fakat Türk milleti kuzudur, çeker...

Her gün, her yerde hürriyet bayramları yapılır; ama şurada Pirî Paşa Camii'nin kürsüsünden dört garibana yaptığımız sohbet, vaaz ve nasihat tarassut ve kayıt altındadır... Acaba Sulukahve'deki hanendelerin, sazendelerin de böyle bir listesi var mıdır? Onlara da acaba hangi besteyi okudun, hangi şarkıyı türküyü söyledin diye bir soran; çağırıp ifadesini alan bir merci var mı acaba?"

Bugün ülkemizin başkentinin tüm camilerinde tek bir camide okunan merkezi ezan, ve Cuma namazlarında yine aynı tek camiden yapılan merkezi vaaz dinlenmek zorunda! Hutbede ise hocaların asla hürriyeti yok! Kendilerine verilmiş belli bir metni okumaya mecburlar. Böylece "devlet" tek tek hocaların peşinde koşmaktan kurtulmuş! İşte terakki diye buna denir (!)
cenap

Sınıf

Gönderen:
t.kaya

Gönderilme Tarihi:


Yazar:
Ali Şeriati

Kaynak:
İslam ve Sınıfsal Yapı

Sayfa No:
14

Yorum:
1 yorum yapılmış.
Yeni Yorum Ekle | Devamını oku...

Sizin değerlendirmeniz: Hiç Ortalama: 3.5 (2 değerlendirme)


"Paylaş"
İ pek elbisenin pamuklu elbiseden daha iyi olduğunu herkes bilir. Böyle bir şeyin ispata ihtiyacı yok! Oysa Hz. Ali, sınıfsal bir yapılaşmaya karşı çıkmak amacıyla mal yığmaya karşı çıkmak amacıyla mal yığmaya karşı mücadele yolunda riyazete, kanaate ve dünyadan yüz çevirmeye vurgu yapardı.

Bu mücadele yeni bir şey değil ki Marksistlerden öğrenmiş olalım. Aksine marksistler bunu islamdan ve dinden yeni öğreniyorlar.


Özellikle 80'lerden sonra

Özellikle 80'lerden sonra daha çok varlık göstermeye başlayan "İslamcılar" ile farklı ideolojik gruplar arasında bu tür tartışmalar çok yapılırdı...

cenap (4 Tem 2010 - 23:55)

İmparatorluk

Gönderen:
cenap

Gönderilme Tarihi:


Yazar:
Cemil Meriç

Kaynak:
Cemil Meriç ile Sohbetler

Sayfa No:
82

Yorum:
Yeni Yorum Ekle | Devamını oku...

Sizin değerlendirmeniz: Hiç Ortalama: 4 (1 değerlendirme)


"Paylaş"
B en kelimelerde asalet ararım.

"İmparatorluk" kelimesi lanetli bir kelimedir. İslam'da bu kelime var mı?

Etiketler:
"Osmanlı İmparatorluğu" lafına bu yüzden karşı çıkıyor Cemil Meriç...
cenap

Tanpınar İçine Giremez Camiin

Gönderen:
cenap

Gönderilme Tarihi:


Yazar:
Cemil Meriç

Kaynak:
Cemil Meriç ile Sohbetler

Sayfa No:
47

Yorum:
3 yorum yapılmış.
Yeni Yorum Ekle | Devamını oku...

Sizin değerlendirmeniz: Hiç Ortalama: 3.7 (3 değerlendirme)


"Paylaş"
İ smail Habib bizde ilk edebiyat tarihçisi. Türk Teceddüt Edebiyatı Tarihi Tanzimat'tan zamanımıza kadar edebiyatçıların bir müdafaanamesidir. İlim adamı değildir İsmail Habîb. Samimiyeti kusurlarını örter. Tanpınar da samîmi, dürüst, mütecessis bir müsteşriktir. Maddî sıkıntı çekmedi. Babası kadıydı.
../..
Batı'yı bilir. Doğu bilgisi ise dekoratiftir, plastiktir. Renan dahi bir cami karşısında ürperir. Ki, Ali Milani Tanpınar'ın Sultaanahmet Camii penceresinden içeri bakarken ağladığını görmüş. Tanpınar içine giremez caminin.

iki konu: müsteşrik ve para sıkıntısı

İki nokta dikkatimi çekti. Birincisi, Cemil Meriç'in oldukça erken bir tarihte Tanpınar'ı "müsteşrik" olarak nitelemesi. Bildiğim kadarıyla Türkiye'de Türk ve Müslüman yazarların "müsteşrik" diye tanımlanması 1990'ların sonlarında yaygınlık kazanıyor. İlk akla gelen Orhan Pamuk, ama daha akademik çizgideki yazarların da oryantalist diye eleştirildiğini görüyoruz. Buradaki eleştiri, popüler ve kolayca yapılabilecek bir eleştiri. Cemil Meriç'in, Edward Said'in Oryantalizm'i üzerine Türkiye'deki ilk önemli kitap eleştirisini yazdığını da hatırlayalım. Mucib-i merak bir diğer nokta, bu değerlendirmeyi hangi tarihte yapmış? Kitap 1982 basımı görünüyor, buradan ve Meriç'in Said'in kitabı eleştirisinin tarihinden yola çıkarak, 1980lerin başı diye tarihleyebiliriz.

İkinci nokta, Tanpınar'ın para sıkıntısı çekmediğini ifade etmesi. Tanpınar'ın yakınlarda yayınlanan günlükleri, durumun hiç de öyle olmadığını, Tanpınar'ın borçlar içinde kıvranan, parasızlığın sefaleti içinde insan ilişkilerinde bile dibe vuran ve kendi kendini harab eden bir gizli yönü olduğunu ortaya koydu!

sevketzaim (7 Eki 2009 - 22:52)
para sıkıntısı

bende tanpınar'ın cemil meriç'in dediği gibi para sıkıntısı çektiğini sanmıyorum.tanpınar'ın günlüklerini yaklaşık bir bucuk yıl önce okuduğumdan bilgilerim taze olmayabilir fakat hatırladığım kadarıyla ne kadar parasız olduğunu söylesede avrupanın önemli kentlerini gezebilmiş ve çok sık arkadaşlarıyla kumar oynamış.çevresinde bulunan insanlardan fakir olabilir ama türkiye standartlarından çok yüksekte bir hayat yaşadığını düşünüyorum.

Hazarfen (10 Eki 2009 - 23:24)
Beşir Ayvazoğlu'nun yazısı

Ben Tanpınar'ın günlüklerini okumadım, ama günlüklerle ilgili Beşir Ayvazoğlu'nun Zaman'da çıkan yazısında bu konuda yeterince ayrıntı mevcut:
http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=638834

sevketzaim (6 Kas 2009 - 06:54)

Üç Ana Akım

Gönderen:
selef

Gönderilme Tarihi:


Yazar:
Cengiz ÇANDAR

Kaynak:
Dünden Yarına İran

Sayfa No:
31

Yorum:
Yeni Yorum Ekle | Devamını oku...

Henüz hiç değerlendirme yapılmamış


"Paylaş"
S almatya’nın, tezi özetle şu tahlile dayanıyor: Batı kolonyalizmi İslam dünyasına nüfuz edene dek, İslam ülkelerinde Batılı türde aydınlar yoktu.
Etiketler:
İçerik yayınları