Temelinde İslam öncesine dayanan Ümeyyeoğulları ile Haşimoğulları arasındaki iktidar çatışmasının yol açtığı olayların Muaviye tarafından kullanılmasının bulunduğu bu bölünme de, kaçınılmaz başka bir faktör dikkat çekiyor: Bu faktör, ara dan geçen zaman içinde meydana gelen nesil değişimidir. Yaşanan olumsuzluklarda bunun ne kadar ciddi bir etken olduğuna özellikle dikkat etmek gerekir. Hz. Osman döneminde, hayattayken Peygamberi tanıyan, onunla İslam'ın ilk yayılış yıllarındaki sıkıntıları yaşayan, onlara birlikte katlanan nesle mensup olanların çoğu artık ya yaşlılığa ayak basmış, ya iyice ihtiyarlamış ya da vefat etmiş veya savaşlarda hayatlarını kaybetmiş bulunuyordu . Onların yerini artık gençlik veya orta yaşlılık çağındaki sonraki kuşağa mensup Müslümanlar almıştı. Dolayısyla eski değerlere bağlılık giderek azalıyordu. Bu aslında aradan geçen zamanın o değerleri aşındırmasının kaçınılmaz sonucuydu.
Durumun farkında olan Hz. Ömer'in, Arapların fethedilen yerlerdeki şehirlere yerleşmelerini yasakladığı biliniyor. Fakat "akacak kan damarda durmaz" misali toplumsal gerçek bir kere daha vuku bulmuş, fethedilen eyaletlere akan Arap nüfusunun önü alınamamıştır. Bunlar söz konusu bölgelerde konfederasyonlar oluşturdular. Yerleştikleri bölgelerdeki şehir hayatının sunduğu imkanlar gençleri cezbetmiş, sür'atle bu hayata adapte olmaya başlamışlardı. Bu da eski nesil ile yeniler · arasında bazı çatışmaların doğmasını kaçınılmaz kılıyordu. Hz. Osman'a karşı başkaldırı hareketleri genellikle işte bu yeni nesil Araplar içinde gelişti.
Arka Kapak: Esasen İslam zihniyet ve kültür tarihi ve heterodoksisiyle ilgili temel referans niteliğindeki eserleriyle bilinen Ahmet Yaşar Ocak, bu kitabıyla alternatif bir İslam tarihi perspektifi ortaya koyuyor. Farklı Bir İslam Tarihi, "eleştirisiz ve yorumsuz" hamasî tarih yazıcılığına - karşı, merakı diri tutan, araştırıcı bir anlama çabası. "Teferruatın" berisindeki "dip dalgaları" görmeye dönük bir çaba...